BRANŞLAR
BLOG
  • 04 / Ocak / 2015
    Milonga Nedir?
    Milonga nedir? Milonga bir müzik türünün ve o müzikle yapılan dansın adıdır. Tango’ya çok yakındır ve her ikisi de ayni kökten gelirler. Milongaların marşa benzeyen bir ritmi vardır ve tatlı, kalbi yumuşatan bir duygu verirler. Milonga sözü ayni zamanda herkesin gece giysileriyle gittiği tango kulüpleri için de kullanılır. Bu kulüplerde gece 11, 12 gibi başlayan eğlence sabaha kadar sürer. Buralarda belki de eski moda sayılabilecek görgü kuralları hala geçerlidir.
  • 04 / Ocak / 2015
    Tangonun Tarihi
    Tangonun Tarihi Tango, Arjantin - Buenos Aires kaynaklı bir danstır. Dansla ilgili tüm müzik tarzları da bu adla anılmaktadır. Tango, ilk zamanlar sadece Arjantin kökenli bu dansı anlatmak için kullanıldıysa da, günümüzde tangonun Arjantin Tango, Salon Tangosu (Amerikan ve Uluslararası), Fin Tangosu gibi bir çok değişik çeşitleri doğmuştur. Yine de sadece tango denildiğinde genellikle "Arjantin Tango"'dan anlaşılmalıdır.
  • 19.03.2015
    TANGONUN FENOMENOLOJİSİ:
    TANGONUN FENOMENOLOJİSİ: ÇİFT DANSINDA DOĞAÇLAMANIN İCADI (Remi HESS, Paris VIII Üniversitesi’nde bulunan Yerel Danslar Antropoloji Labaratuvar’ında öğretim görevlisi) “Erkekle kadının sonsuzluğunun farklı olduğunun bilincindeydim.” (Apollinaire, Onirocritique, 1908) 1936’da Carlos Vega’nın (Latin Amerikalı Folklor Uzmanı) tangoyu erkekle kadının rollerinin net biçimde farklılaşmış olduğu, biri durabilirken ötekinin bir hareket yaratabildiği (ve tersi) bir dans olarak tanımladığını gördük. Burada tangonun dans olarak özgüllüğünü ve çift dansına katkılarını derinleştirmemiz gerekiyor. Eğer tango doğaçlama ise, bu durumun dansın yaşantısı ve tasarısı içindeki anlamı nedir? Önceki dansların yaşantısına kıyasla hangi açıdan bir kopmadır?
  • 19.03.2015
    TANGO ÜZERİNE AHLAKÇI SÖYLEMLER SORUNU
    TANGO ÜZERİNE AHLAKÇI SÖYLEMLER SORUNU (Remi HESS,Tango, 1999/ Paris VIII Üniversitesi’nde bulunan Yerel Danslar Antropoloji Labaratuvar’ında öğretim görevlisi) Dansçıların yaşantısıyla seyircilerin bunu algılayışı arasında bir kopukluk vardır. Bu olgu çift dansının başından beri görülür. Rönesans volta’sına, XVII. ve XVIII. Yüzyılın vals taslaklarına (langau, landlers, deutsch, teutsch vs.), 1750’den beri de valse gösterilen ahlakçı tepkisi (ilk zamanlar dans eğitmenlerinin de tepkisi) çoğu zaman son derece düşmancaydı. Valsle ilgili olarak, bu dansı pornografik olarak algılayan düşman literatürü saymıştık (R. Hess, La Valse, 1989) . Bu söylevlerin devamı olarak kilise, önce mahkûm edip sonra da entelektüel olarak seferber oldu. Günah çıkartan dansçılar arasında soruşturmalar yapıldı. Dans seyircisinin yaşantısının dansçılarınkinden başka olduğunu gösteren karmaşık bir düşünce sonunda ortaya çıktı.